| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | hear from f. | haber almak | ||
|
Finally, we shall hear from 'Cardinal' Cohn-Bendit! Sonunda 'Kardinal' Cohn-Bendit'ten haber alacağız! More Sentences |
||||
| Genel | hear from f. | (mektup vb ile) haber almak | ||
|
How often you would like to hear from us? Bizden ne sıklıkta haber almak istersiniz? More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | hear from f. | haber almak | ||
|
Finally, we shall hear from 'Cardinal' Cohn-Bendit! Sonunda 'Kardinal' Cohn-Bendit'ten haber alacağız! More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | hear from f. | dinlemek | ||
|
Throughout this debate, we have heard from many speakers and it is quite clear there are different views. Bu tartışma boyunca birçok konuşmacıyı dinledik ve farklı görüşler olduğu oldukça açık. More Sentences |
||||
| Öbek Fiiller | hear from f. | mektup, telefon almak | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | iletişime geçmek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | görüşmek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | azar işitmek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | papara yemek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | fırça yemek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | zılgıt yemek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | laf işitmek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | sunulan bir şeyi dinlemek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | bilgi almak | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | biriyle iletişime geçmiş | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | biriyle bağlantı kurmuş | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | birinden azar işitmek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | birinden papara yemek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | birinden fırça yemek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | birinden zılgıt yemek | ||
| Öbek Fiiller | hear from f. | birinden laf işitmek | ||